| Deloitte Türkiye, Türkiye`de Araştırma Geliştirme Faaliyetleri, Teşvik Programları ve Ar-Ge Harcamalarının Vergisel Boyutu çalışmasını yayınladı.
Çalışma Türkiye`deki Ar-Ge faaliyetlerinin mevcut durumunu aktarırken, bu
alandaki çalışmaların gelişmiş ülkelerin gerisinde kaldığını gösteriyor.
Kamu sektörüne yasal düzenlemeleri hızlıca tamamlamasını ve özel
sektörün Ar-Ge yatırımlarını desteklemesini öneren rapor, özel sektörün de
inovasyon kültüründeki farkındalığını artırarak etkin bir şekilde yeni projeleri
hayata geçirmesi üzerinde duruyor.
Çalışma, ülkelerin gelişmişlik
düzeylerini de büyük oranda belirleyen Ar-Ge harcamalarının Türkiye`de gayri
safi yurtiçi hasılaya oranının 2006 yılında yüzde 7,6 olduğunu belirtiyor. Bu da
4,399 milyon YTL`ye (2,5 milyar Euro) karşılık geliyor. Bu harcama rakamı
dünyanın araştırma geliştirme faaliyetlerine en çok kaynak ayıran şirketlerinin
aynı yıl içindeki harcamalarıyla karşılaştırıldığında anlam kazanıyor. ABD`li üç
şirket, Ford Motor 6,78 milyar dolar; Pfizer 6,30 milyar dolar; General Motors
ise 5,68 milyar dolar ile ilk üç sırada yer alıyor. Türkiye`nin yıllık Ar-Ge
harcama tutarının bu şirketlerin her birinin Ar-Ge harcamalarının yarısından
daha az olduğu belirtiliyor.
Çalışma, gelişmiş ülkelerin Ar-Ge
harcamalarında özel sektörün başı çektiğini de ifade ederken, Türkiye`de bu
durumun ters bir şekilde işlediğini ve kamu ağırlının bu alanda daha etkin
olduğunu öne çıkarıyor. AB ülkeleri gibi gelişmiş ülkelerde mevcut Ar-Ge
harcamalarının yüzde 70`i özel sektör tarafından gerçekleştirilirken, Türkiye`de
bu oran yüzde 37 düzeyinde.
Çalışmaya göre keskin rekabet şartlarında öne
çıkmanın anahtarı teknolojik alanda oluşturulan yenilikler. Teknolojik
yenilikler hem üretim ve rekabet gücünü artırıyor hem de daha düşük maliyetlerle
daha yüksek verimlilik kazandırıyor. Yeterli Ar-Ge yatırımı yapmayan ülkeler ise
bu rekabette geriye düşerek dışa bağımlı hale geliyor. 2007 yılı ilk yarısı
rakamlarına göre Türkiye`de ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 61,90`a
gerilemiş durumda. Dış ticaret açığının giderek artmasının temel nedenlerinden
birisi de Ar-Ge yatırımlarının düşük kalması. Çalışmaya göre aynı malın daha
yüksek teknolojiyle yurtdışında daha ucuza üretilmesi, yerli üreticileri çaresiz
durumda bırakıyor ve ithal ürünlere ilgiyi yüksek
tutuyor.
ARÇELİK, VESTEL VE BMC AR-GE YATIRIMLARINDA İLK ÜÇ
SIRADA
Şirketlerin halka açık finansal tablolarına göre
oluşturulan Ar-Ge 100 listesine göre 2006 yılında Türkiye`de Ar-Ge alanında en
çok harcama yapan şirket 76 milyon YTL ile Arçelik. Arçelik`i 56,8 milyon YTL
ile Vestel ve 56,3 milyon YTL ile BMC izliyor. Türkiye`nin en büyük sanayi
kuruluşu Tüpraş ise 26 bin YTL ile listenin sondan üçüncü sırasında yer
alıyor.
Şirketlerin yaptıkları Ar-Ge harcamaları net satış gelirlerine
oranlandığında ise ilk sırada yüzde 5,79 oranıyla sanayi kuruluşu BMC yer
alıyor. Arçelik`in oranı ise yüzde 1,09. Listenin tamamına bakıldığında ise 100
şirketten 73 tanesinin Ar-Ge harcamalarının net satış gelirlerine oranının yüzde
1`in altında olduğu görülüyor. Yüzde 10 barajını ise sadece altı şirket
aşabiliyor.
İlk 100 şirket arasında başı 11 şirketle bilişim şirketleri
izliyor. Bilişimi takiben tekstil ve metal eşya sanayi listeye en çok şirket
veren sektörler. En çok harcama tutarı ise metal eşya sanayine ait. Sektörün
listedeki temsilcileri 2006 yılında 180 milyon YTL`lik Ar-Ge harcaması
gerçekleştirmiş. Buna rağmen, bu listede yer alan metal eşya üreticilerinden
hiçbirisi sektörleri için oluşan Ar-Ge Harcaması/Net Satış oranı olan yüzde 2`yi
yakalayamıyor.
Çalışma, Türkiye`de Ar-Ge yatırımlarını teşvik eden mevcut
indirim ve istisna türü teşviklerine ek olarak çıkartılan 5746 sayılı Ar-Ge
Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun`un faydalı olacağı görüşünü
destekliyor. Fakat, mevcut yasaların istenen oranlara ulaşmayı sağlamaktan hala
uzak bir yapıda olmasına işaret eden çalışma; Ar-Ge yatırımlarını daha cazip
hale getirecek başka yasal adımların da bir an önce hayata geçirilmesinin
önemine dikkat çekiyor. kaynak : mynet.com
|